Tülin Karagüllü

Blog

Bacakları havada sallamak, yorgun dizlerdeki aşırı gerginlikten kurtulmanın en kolay yoludur.

Dizler ve Bel Kardeşliği

Bacakları havada sallamak, yorgun dizlerdeki aşırı gerginlikten kurtulmanın en kolay yoludur.

Dizlerimiz ayakta durmak, ağırlık taşımak ve hareket etmek için vazgeçilmezdir. Sadece vücut ağırlığını taşımakla kalmazlar aynı zamanda kemiklerin yenilemesini sağlayan yürümek, koşmak gibi yaylı hareketler için de ana amortisör işlevi görürler. Ama dizler acı çekerse en temel işlevi bile bir sorun haline gelir. Modern yaşamda her yer düz ve beton olduğundan dizlerin amortisör görevi ortadan kalkar ve çoğunlukla dizlerimiz etkili yaylanmayı yapamaz. Dizlerden kalçalara gereken aktarım olmadığı için de dizlerimizde problemler başlar. Dizin asli görevi, bedenin kaydında silinmeye başlar. Arada bir dizlerini havaya kaldırıp sallarsan, gerginliğini biraz almış olursunuz.

Dizlerin kolayca bükülebilmesi, lumbarın da baskıdan kurtulup kurtulamayacağını belirler. İnsanın yürüme modelinde yaylanan bir momentum oluşturmak için attığı her adımda, bükülmüş bir dizden daha düz bir dize geçmesi eşsiz bir yetenektir. Ama maalesef artık engebeli yollarda yürümediğimizden dizlerimiz gerekli momentumu yakalayamaz ve de dizlerde aşınma ve yorgunluk görülür. Dizlerin olması gereken hizası bozulur ve momentum olmadığı için zorlanmaktan kaynaklı dizlerimizde ağrı ve sakatlıklar oluşur. Dizler ve bel omurlarımızı ikiz kardeş gibi düşünmeliyiz. Bir taraftaki sıkıntı diğer taraftan direkt hissedilir. Eğer dizlerini kolayca bükebiliyorsan, lumbarın da daha rahattır.

Bel’in Kurtuluşu

Dikey bir duruşta vücudun ağırlığını taşıma görevi alt sırta verilmiştir. Eğer bel omurları aşırı esnek ise sağlam dikey bir duruş oluşmaz. Buna karşılık eğer bu omurlar aşırı sertse de yürürken titreşim ve alt sırttan yukarıya doğru aktarım yapılamaz. Dengesiz iş dağılımı, üst ve orta sırt omurlarının katılaşmasına neden olurken lumbarın (bel omurları) uyumlu olmayan harekete tepki vermesine dolayısıyla yıpranmasına yol açar. Zaten bel bölgesindeki aşırı katılık veya esneklik, beli incinmelere karşı çok savunmasız bırakır. Alt sırttaki (bel bölgesi) beş omur, kalçanın kaburgalarla olan bağlantısıdır. Serbest hareket ettiği için bu bölge incinmelere karşı çok savunmasızdır. Eğer buradaki omurlar aşırı esnekse, yürürken her bir adımında kavisini derinleştirecek, eğer aşırı katıysa da yürümeyi kolaylaştıran titreşim yaratılamayacaktır. Her iki durumda da ‘dik durmak’ zorlaşacak, bu bölgedeki hassasiyet artacak ve incinmelere açık kalacaktır. Bel omurlarımızda oluşmuş esneklik ve katılık problemlerini çözmek için sadece buraya odaklanmak yeterli olmaz. Bones for Life atölyeleri ve derslerinde tüm bedeni işbirliğine davet ederek, bu beş omurun gereksiz görevlerini bırakmasını sağlar ve bel omurlarını hizalarız.